Doğumsal kalça çıkığında erken tanının önemli. ”Doğum sonrası ilk 6 ayda kalça çıkığı tanısı konan çocuklar alçı, bandaj gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşirken, geç tanı konulduğunda mutlaka cerrahi tedavi gerekir.
Doğumsal Kalça Çıkığı (DKÇ) kalça eklemi kapsülünün gevşek olması nedeniyle kalça eklemini oluşturan kemiklerin birbiriyle uyumunun bozulmasından kaynaklanır. Erken tanı konulduğunda uyluk kemiğinin üst ucunu yuvasında tutacak önlemlerle, eklemin uygun bir şekilde gelişmesinin sağlanabilir.
Tanı ve tedavide yetersiz kalındığında çocukluk ve erişkin dönemde aksama, bacak boyu eşitsizliği, hareket kısıtlanması ve ağrıya yol açarak sakatlığa neden olur.
”Hastalığa, bebeklerini bacakları açık durumda sırtında taşıma adeti olan Asyalılarda ve siyah ırkta az rastlanırken, kundaklama alışkanlığı olan Amerika yerlilerinde ve Kafkasyalılarda çokça rastlanmaktadır. Türkiye’de ise hastalığın sıklığı binde 15 civarındadır. Her yıl yaklaşık 1,5 milyon canlı doğum olan ülkemizde topluma yeni katılan DKÇ’li birey sayısı yaklaşık 22 bin 500’dür. Toplumumuzda son yıllarda sosyokültürel seviyenin ve tıbbi tedavi imkanlarının iyileşmesi ile hastalığın eskiye oranla görülme sıklığı azalmıştır.
Hastalığın görülme riski, ailede ve yakın akrabalarda kalça çıkığı olması, kız çocuk olması, bebeğin rahim içinde makatla geliş durumunda olması, ikiz üçüz gibi çoğul doğum, rahim içi sıvısının az olması, bebeğin ayağında veya boynunda doğumsal şekil bozuklukları olması, annenin ilk doğumu olması ve kundaklama gibi durumlarda artmaktadır.”
İLK BELİRTİLER
Yeni doğan bebeklerin günün her saatinde kalça ve dizleri bükük durduklarını, bebeğin bir veya iki kalçasını rahatça uzatamaması ve bacak kıvrımları arasında asimetrik kalça çıkığının ilk belirtisi olabilir.
Yeni doğanda kalçada hareket kısıtlılığı olması dikkate alınması gereken bir bulgu. Yürüme çağında ve sonrasında topallama, bacak boyu eşitsizliği önemli bir bulgu
-ERKEN TANININ ÖNEMİ-
Erken tanı için ilk doğum, kız çocuklar, çoğul doğumlar, ailesinde kalça çıkığı olan bebekler gibi riskli bebekler başta olmak üzere, tüm yeni doğanların kalça muayenesi yapılması gerekir
”Şüpheli durumlarda kalça ultrasonografisi ve gerekirse röntgen filmi çekilmelidir. Kalça ultrasonografisi özellikle yeni doğan döneminde ve erken çocukluk döneminde tanı konulmasında etkili bir tanı aracıdır. Doğum sonrası ilk 6 ay kalça çıkığı tanısı konan çocuklar alçı, bandaj gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşirken, geç tanı konulduğunda mutlaka cerrahi tedavi gerekmektedir. Bebeğin doğru yöntemlerle bakımı önemlidir. Alt değiştirme sırasında veya egzersiz yaptırma maksadıyla bacakları uzatarak ve dizleri tutarak yapılan müdahaleler risklidir (Kalçayı çıkmaya zorlayan adaleleri germemek için kalça ve dizlerin hareketi serbest bırakılmalı). Bebeğin ara bezinin yumuşak olmasına dikkat edilmeli ve gövdenin alt kısmına bol ve rahat giysiler giydirilmelidir. Bebek, kucakta taşınırken bir el bacaklar arasından geçirilerek veya yüzü taşıyan kişiye dönük olarak ve bacaklar açık bir şekilde gövdeye yaslanarak tutulmalıdır.”

Evli olmak basitti aslında belediye yetkisinde… Çöp toplamak, foseptikleri kontrol etmek işlerinin arasında rutin işlerden biriydi. En kolayıydı evli olmak. Eşli olmayı kim anlatcaktı bize. Geçmişte dedemiz ebemiz anlatırdı bunları....

Başın düşerse dara, beni mutlaka ara… Her kültürün atasözü ve deyimler sözlüğü var, bu atasözünü çoğumuz bilir. Bilmesekte hemen anımsarız. Bu atasözünden yola çıkmak lazım, galiba yeni atasözleri türetmek lazım....

Her kul bir fani aslında burada… Bir tek dünya baki. Her vatandaş, her kul bir şeyler ister bu hayattan. Kimi para, kimi kariyer. Kimi başarı kimide şan şöhret ister bu...

Yaşadığınız hayattan başka bir hayat var mı? Bana soracak olursanız her insanın yaşadığı hayattan başka bir hayat var. Kimisi kızabilir yeni hayatın eskisinden güzel olacağı ne malum? Formül aslında eski...

Hayat gayrete aşıktır derim, evet..! hayat gayrete aşıktır her daim. Bu gayret peki hayatın hangi aşamasında diye soracak olursanız kendinizi bildiğiniz yaşta başlar. Bir şeyi gerçekleştirmek istediğinizde kısmet kapıları açılır...

Taşa tohum ekilmez aslında ama ekmekte lazım Sdece zamanında, yaşında ve yerinde ekilmelidir Ekilmeli ki yeşerme ihtimali umut, yeşermememe ihtimali ise ya güzel yada acı bir tecrübe… Taşa tohum ekilmeli...
Mersin'de Haberin Doğru ve Objektif Adresi. Bülten & Reklam için: info@mansetmersin.com